Hematoloji Kliniği, 9 Yıldır Bölge İnsanına Hizmet Veriyor

2 (3)
????????????????????????????????????
Daha Fazla Göster

Pek çok özellikli branşı bünyesinde bulunduran Düzce Üniversitesi Hastanesi’nde; 2013 yılından bu yana hizmet veren Hematoloji Kliniği, hastaların dış merkezlere gitmesine gerek kalmadan Düzce’de tanı ve tedavi imkanına ulaşması sağlıyor.

Düzce Üniversitesi Hastanesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Hematoloji Uzmanı Doç. Dr. Birgül Öneç, kelime anlamı ile “kanbilimi” olarak tanımlanan Hematoloji bilim dalı ve hizmetleri hakkında bilgi verdi.  Hematolojinin temelde kan ve kemik iliği, lenf bezleri, dalak gibi kan yapıcı organları ilgilendiren hastalıkların tanı ve tedavisi ile ilgilendiğini kaydeden Doç. Dr. Öneç, “Bunun yanında kanın yapısı ve içindeki hücrelerle ilgili araştırmalar, kan nakli ya da kök hücre nakli gibi kanla ilişkili işlemler de hematolojinin önemli parçalarıdır. Kan ve kan yapıcı organların selim, yani iyi huylu hastalıkları arasında kansızlık olarak bilinen anemiler, kanın bazı hücrelerinin az ya da çok yapılması ile ilişkili kemik iliği yetmezlikleri, immun trombositopeni, polistemi gibi hastalıklar ya da hemofili gibi kanama bozuklukları sayılabilir. Öte yandan başta lösemiler, lenfomalar ve multipl miyelom olmak üzere kan ve kan yapıcı organlarla ilişkili malign, yani kötü huylu hastalıklar da hematolojide tanı alır ve tedavi edilirler.” diye konuştu.

Düzce’de İlk Kez 2013 Yılında Hastanemizde Hizmet Vermeye Başladı!

Hematoloji Bilim Dalının İç Hastalıkları Anabilim Dalına bağlı, erişkin hastalarla ilgilenen bir üst ihtisas alanı olduğunu dile getiren Doç. Dr. Öneç,  “Düzce’de ilk kez, ben üniversitemizde göreve başladığım 2013 yılı sonunda hematoloji hastalarına tanı ve tedavi hizmeti verilmeye başlanmıştır. Kuruluşunda emek verdiğim için çok gururlu ve mutlu olduğum Gündüz Tedavi Ünitesinin açılışı ile birlikte 2014 yılı başından beri hematoloji hastalarının çok büyük çoğunluğuna, başka bir şehre gitmelerine gerek kalmaksızın kliniğimiz bünyesinde tanı ve tedavi hizmeti verebilmekteyiz. Hematoloji bilim dalımızın Hematolog olarak tek öğretim üyesi benim. Ancak elbette başta iç hastalıkları anabilim dalı çatısında beraber çalıştığımız araştırma görevlilerimiz ve sağlık personelimizle birlikte hizmet veriyoruz.  Ayaktan tedavilerimizi ise 5 hemşire ve bir biyoloğumuzla birlikte gündüz tedavi ünitemizde uyguluyoruz.” dedi.

resim yükle

Sadece Onkoloji ve Hematoloji Hastaları İçin İzole Alanda Hizmet!

Kliniğin kullanımında olan teknik ve fiziki olanaklara da değinen Doç. Dr. Öneç, “Hastanemiz polikliniklerinin bulunduğu Dr. Talat Bahçebaşı Binası üçüncü katında, sadece hematoloji ve onkoloji hastalarına hizmet veren oldukça izole bir alanda bir adet Hematoloji polikliniğimiz mevcut. Bu poliklinikte olabildiğince kemoterapi alan ya da sürekli kan nakillleri yapılan hematoloji hastalarının, mevcut enfeksiyon risklerini de göz önünde bulundurarak en hızlı şekilde muayene edilmesi ve tetkiklerinin, tedavilerinin düzenlenmesine odaklı olarak çalışıyoruz. Düzenlenen kemoterapileri ya da kan transfüzyonlarını olabildiğince aynı katta bulunan 15 koltuk ve daha ağır hastalar için 2 yatak kapasiteli gündüz tedavi ünitemizde günübirlik tedaviler olarak veriyoruz ancak hastanın durumuna göre yatış gerektiğinde İç Hastalıkları kliniğinin -4. Kattaki yataklı servisinde, hematoloji-onkoloji hastalarının ağırlıklı yattığı bölümde yatırarak izleyebiliyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Hastalarımızın Yüzde 95’ini, Başka Bir Merkeze Gitmelerine İhtiyaç Olmaksızın Takip Edebilmekte”

Gündüz tedavi ünitesi içinde ayrıca hematolojik hastalıkların tanısı için çok önemli olan kemik iliği biyopsisi gibi girişimlerin yapılabildiği biyopsi odasının olduğunu belirten Doç. Dr. Öneç, “Tanıda yine çok önemli olan biyokimyasal ve genetik tetkiklerin büyük çoğunluğunu hastanemiz anlaşmalı laboratuvarları aracılığıyla hastaların başka bir merkeze gitmelerine gerek kalmadan gönderebiliyoruz. Elbette hematoloji birçok nadir hastalığı olan, tanı ve tedavi aşamasında oldukça komplike tetkik ve modalitelere ihtiyaç duyan bir bölüm ama hastalarımızın yüzde 95’ini başka bir merkeze gitmelerine ihtiyaç olmaksızın takip edebilmekte olduğumuzu söyleyebiliriz. Özellikle malign ya da düzenli kan transfüzyonu gerektiren tanıları olan hastalarımız her geldiklerinde sonraki randevularını alarak ya da poliklinik sekreterimizden telefonla randevu alarak düzenli takip olabilmekteler. Tabi bu yoğunluktan mağduriyet yaşanmaması için daha önce hematolojik bir tanısı olmayan, ilk kez başvuran kişilerin ilk değerlendirmelerine dahiliye polikliniklerinde de yardımcı oluyoruz. Yapılan ilk tetkiklerle bu polikliniklerde görevli doktor arkadaşlar da hastaları bana danışarak, ileri tetkik gereken hastaları hematoloji polikliniğine takibe geçiriyorlar.” şeklinde konuştu.

“Hastalarımıza En İyi Tedaviyi Sunabilmek İçin Elimizden Geleni Yapıyoruz”

Tedavi yaklaşımları hakkında bilgiler paylaşan Hematoloji Uzmanı Öneç, “ Özellikle malign, yani kötü huylu hematolojik hastalıkların hem tanısında hem de tedavisinde son yıllarda çok hızlı değişimler ve gelişimler oluyor.  Bizler bu gelişimleri sürekli takip ediyoruz ve hastalarımıza en iyi tedaviyi sunabilmek için elimizden geleni yapıyoruz. Hematoloji ve onkoloji hastalarında güncel olan hedefe yönelik, ya da halk diline “akıllı ilaç” olarak yerleşmiş tedavileri de sıklıkla kullanıyoruz. Bu ilaçlar, hastalıklı hücreleri bazı özelliklerine göre tanıyan ve bunlara etki ederken diğer organ ve dokulara belirgin zarar vermeyen, dolayısı ile saç dökülmesi, ağız yaraları gibi klasik kemoterapilerde sık gördüğümüz yan etkilere yol açmayan ilaçlar.” dedi.

“Hastalara Uluslararası Standartlarda Tedavi Hizmeti”

Kişinin kendi bağışıklık hücrelerini uyararak hastalıkla savaşmasına aracılık eden immunoterapi tedavi yaklaşımının da klinikte uygulanan tedaviler arasında yer aldığını belirten Doç. Dr. Öneç, “Elbette bu tedaviler hastanın ve hastalığın bazı özelliklerine göre kullanımı mümkün olan tedaviler, dolayısı ile öncesinde bazı değerlendirmelere göre uygun hastalara verilebiliyor ancak kliniğimizde birçok hastaya uygulandığını söyleyebiliriz. Bunun yanında immunglobulin gibi kan ürünleri ya da trombosit, plazma gibi kan komponentlerini içeren destek tedavilerini büyük oranda gündüz tedavi ünitemizde, yatışa gerek kalmadan uygulayabilmekteyiz. Hastalarımızın uluslararası standartlarda tedaviyi sunduğumuzu ve büyük çoğunluğunu daha ileri bir merkeze gitmelerine gerek kalmayacak şekilde tedavi edebildiğimizi söyleyebilirim.” ifadelerine yer verdi.

“Ayda Ortalama 400 Hastayı Polikliniğimizde Tedavi ve Takip Ediyoruz”

Düzce Üniversitesi Hastanesi hematoloji polikliniğinde takipli yaklaşık 750 kötü huylu (malign) hastalığı olan hasta mevcut, binlerce de selim hematolojik problemi olan hastaya bakıldığını dile getiren Hematoloji Uzmanı Doç. Dr. Öneç, “Ayda ortalama 400 hastayı polikliniğimizde tedavi ve takip ediyoruz, bunun yanında dahiliye polikliniklerinden tetkik edip tanı koyduğumuz, diğer kliniklerde yatarken ya da acile geldiğinde değerlendirdiğimiz tedavi düzenlediğimiz yüzlerce hastamız oluyor. Özellikle takipli hastaların kemoterapi düzenleme- uygulama- değerlendirme gibi işlemleri önemli ve zaman alan işlemler olduğundan yoğun bir klinik olduğumuzu söyleyebiliriz.” dedi.

“Ulaşım Kolaylığının Da Etkisiyle Bizim Kliniğimize Başvurmayı Tercih Eden Önemli Sayıda Hastamız Var”

Düzce Üniversitesi Hastanesi Hematoloji Polikliniğine Düzce dışında başka illerden de hastalar geldiğine dikkat çeken Doç. Dr. Öneç, “Bir-iki yıl öncesine kadar Bolu gibi civar illerde de hematolog olmadığından Bolulu hastaların hemen hemen tamamı bizim takibimizdeydi. Bu hastaların bir kısmı halen bizim takibimizde. Hastalarımızın olumlu tecrübelerini paylaşması ve bazı ilçelerin ulaşım kolaylığının da etkisiyle Hendek, Bartın ve Ereğli’den de bizim kliniğimize başvurmayı tercih eden önemli sayıda hastamız var.” diye konuştu.

Hedef Daha Kapsamlı ve Donanımlı Hale Getirmek!

Hematoloji kliniğini daha kapsamlı ve donanımlı bir merkeze dönüştürmek için sürekli çalıştıklarını ifade eden Doç. Dr. Öneç,  “Bu anlamda en önemli sorunun hematoloji hastalıklarının birçoğunun yılda yüz binde bir ya da iki kişide rastlanan nadir hastalıklar olmasından kaynaklandığını ve her hastalığı kapsayacak tanısal testlerin ya da tedavi modalitelerinin merkez bünyesine kazandırılmasının kaynakların verimli kullanımı açısından imkansız olduğunu belirtmeliyim. Tanısal güçlükleri dış tetkik anlaşmaları ile hastaların gitmesine gerek kalmadan aşmayı başardığımızı ve bu kapsamı genişletmeyi hedeflediğimizi belirtmeliyim. Ayrıca Zonguldak, Sakarya, İzmit gibi bölgedeki diğer hematoloji merkezlerindeki hocalarımızla sürekli bir iletişim ve dayanışma içinde olduğumuzu ve daha geniş ekipler, donanımlar gerektiren tedavi modalitelerinde destekleri ile tedavilere başladığımızı söyleyebilirim. Elbette bu hastaların ihtiyaç duydukları özel tedavileri bittiğinde kliniğimizden takibine devam edilebilmekte.” ifadelerine yer verdi.

“Takip ve Tedavileri Asla İhmal Edilmemeli”

Son olarak kan ve kan yapıcı organların kanserleri olan lösemi, lenfoma ve multipl miyelom gibi hastalıkların tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını ve bu hastalıklarda uygun tedavilerle çok iyi yanıtlar alındığına işaret eden Doç. Dr. Öneç, “COVİD pandemisi sürecinde takiplerini ihmal ederek olumsuz sonuçlarla yüzleşen birçok hastamız olduğundan, takip ve tedavilerin asla ihmal edilmemesi gerektiğini hatırlatmak isterim. Çok severek hizmet verdiğim hastalarımız için şartları olabildiğince ideal hale getirmeye çalıştığımızı ve birçoğu bağışıklık sisteminin baskılanmasına yol açan hematolojik hastalıklarda tedavisiz-takipsiz olmanın COVİD-19 enfeksiyonu açısından daha büyük riskler yaratabileceğini eklemek isterim.” diyerek sözlerini sonlandırdı.

????????????????????????????????????
????????????????????????????????????
????????????????????????????????????

 

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Giriş Yap

DuzceLife ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!