Biyolojik Cinsiyet Ayrımına Evet, Toplumsal Cinsiyet Ayrımına Hayır!

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Düzce Üniversitesi Kadın Çalışmaları uygulama ve Araştırma Merkezi’nin (DÜKAM) düzenlediği “Kadın, Toplum ve Medya” başlıklı söyleşide kadının medyadaki ve toplumdaki yeri değerlendirildi.

Moderatörlüğünü DÜKAM Müdürü Doç. Dr. Şule Ay’ın yaptığı söyleşide; Düzce Üniversitesi Sanat Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Fatma Gürses ve Girne Amerikan Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nur Yeliz Gülcan bilgi ve deneyimlerini katılımcılarla paylaştı.

Çevrim içi olarak düzenlenen programda konuşmacılar, kadın erkek eşitsizliğini toplumsal cinsiyet ayrımcılığı üzerinden anlattı. Biyolojik cinsiyet ayrımcılığının doğal olduğunu; ancak toplumsal cinsiyet ayrımcılığının eşitsizliklere ve engellemelere neden olduğunu vurgulayan konuşmacılar, toplumsal cinsiyet ayrımcılığının sonradan kazanıldığını dile getirdiler. Çocukların farkında olmadan yaşadığı çevre içerisindeki davranışları benimsediğini, dolayısıyla kadına ve erkeğe verilen rollerin çocuklar tarafından da kodlanarak, davranışa ve yaşam biçimine dönüştüğünü ifade ettiler.

Toplumsal cinsiyet kazanımının ilk olarak aile içerisinde öğrenilmeye başlandığının vurgulandığı programda, kişilerin bulunduğu çevrenin, bağlı olduğu toplumun ve bilinçaltının toplumsal cinsiyet kavramı kazanımına etki ettiği anlatıldı.

Medyadaki toplumsal cinsiyet kavramına da değinen konuşmacılar, medya içerisinde de toplumsal cinsiyet kavramının oldukça belirgin olduğunu, kadının sürekli fedakarlık yapan taraf olarak izleyicilerin karşısına çıktığını söylediler.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.