Bahar Güneşine Dikkat!

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Deri ve Zührevi Hastalıklar Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Belkız Uyar, Düzce Üniversitesi Hastanesi’nde hasta kabulüne başladı. Cildimizde dönemsel olarak görülebilen rahatsızlıklar hakkında bilgiler paylaşan Doç. Dr. Uyar, mevsim geçişlerinde cildimizi dış etkenlerden koruma yolları ile ilgili tavsiyelerde bulundu.

Düzce Üniversitesi Hastanesi Dermatoloji Kliniği’nde erişkin ve çocuk hastalarda görülen her türlü deri, mukoza, saç ve tırnak hastalıklarının tanı ve tedavisini yapacak olan Doç. Dr. Uyar, bunun yanı sıra kliniğimizde estetik-kozmetik dermatoloji ile ilgili işlemlerin de başarıyla yürütüldüğünü anımsattı. Düzce Üniversitesi Hastanesi Dermatoloji Kliniği’nin imkan ve olanaklarından bahseden Öğretim Üyesi,  “Şuanda vasküler lezyonlara ve lekelere yönelik iki adet lazer cihazı ile cildimizdeki benlerin tanı ve takibinde kullanılan çok gelişmiş bir sistem olan Bilgisayarlı Dermoskopi cihazı ve özellikle sedef ve vitiligo tedavisinde kullandığımız PUVA ve darbant UVB cihazı ile yeterli donanıma sahibiz. Bunun yanı sıra kliniğimizde botox, dolgu, PRP, roller, saç ve yüz mezoterapileri, peeling işlemleri, akne skarlarına yönelik tedaviler yapılmaktadır.  Halk arasında örümcek ağı ya da İP tedavisi dediğimiz operasyonsuz yüz germe işlemlerinin ve allerjik hastalıkların tanısında büyük öneme sahip deri allerji testleri (prick testi ve deri yama testi) yapılması planlanmaktadır.” dedi.

Polen Alerjileri, Alerjik Rinit, Ürtiker Gibi Hastalıklarda Artış Olabilir!

Bahar dönemine girdiğimiz şu günlerde cildimizde dönemsel olarak görülebilen rahatsızlıklara dikkat çeken Doç. Dr. Uyar, “Baharın gelmesi ile birlikte doğanın canlanması, ağaçların yeşermesi, rengarenk çiçeklerin açması içimizi ısıtıp mutluluk hormonları salgılamamıza sebep olsa da özellikle atopik bünyeli kişilerde polen allerjileri, buna bağlı olarak gelişen alerjik rinit, kaşıntılı deri hastalıkları, ürtiker (kurdeşen- dabaz ) hastalıklarında artış hayatı çekilmez hale getirebilir. Böcek sokmaları yine bu mevsimde sık görülür. Polimorf ışık reaksiyonu, solar ürtiker gibi güneşe bağlı alerjik hastalıklarda ve güneş ışınlarıyla tetiklenen Vitiligoda  (ala hastalığı ), güneş lekelerinde artış gözlenir.” diye konuştu. Bahar aylarında en sık polimorf ışık reaksiyonu, solar ürtiker gibi güneş ışınlarına bağlı alerjik hastalıkları, polenlere bağlı alerjik hastalıkları ve atopik dermatit ile sık karşılaştıklarını yineleyen Doç. Dr. Uyar,   bu dönemde böcek sokmalarına bağlı alerjik reaksiyonları ve bitkilere bağlı temas alerjilerine de rastlandığını kaydetti.

Bahar Güneşi Bazen Yaz Güneşinden Daha Tehlikeli Hale Getirebilir!

Mevsim geçişlerinde cildimizi dış etkenlerden koruma yolları ile ilgili tavsiyelerde bulunan Doç. Dr. Uyar,“Kış aylarında cildimizin güneşle daha az karşılaşması, özellikle bu yıl Covid-19 pandemisi sebebiyle evde kalma zorunda oluşumuz cildimizin güneşe olan toleransını azaltır. Bu durum bahar güneşini bazen yaz güneşinden daha tehlikeli hale getirebilir. Özellikle açık ten rengine sahipsek, gövdemizde çok sayıda ben varsa, cildimizde çillenme gibi, gebelik maskesi gibi güneşle tetiklenen lekelerimiz varsa, vitiligo, akne rozase, lupus eritematozis, güneşe bağlı alerjik hastalıklar gibi güneşle tetiklenen hastalıklarımız varsa nasıl yazın cildimizi güneşten koruyorsak bahar aylarında da korumalıyız. Bunu güneşten koruyan geniş şapkalar, güneş gözlükleri, açık renkli kapalı kıyafetlerle sağlayabildiğimiz gibi güneşe çıkmadan yarım saat önce güneşe maruz kalan bölgelere uygulayacağımız cildimize uygun güneş koruyucularla da sağlayabiliriz. Polen allerjisi olanlar polenlerin havada daha çok uçuştuğu rüzgarlı havalarda mecbur kalmadıkça dışarı çıkmayabilir.” ifadelerini kullandı.

 

 

“Maskeye Bağlı Alerjik Reaksiyonlar Sonucu Cildimizde Kaşıntı ve Kızarıklık Meydana Gelir”

Pandemi nedeniyle uzun süre maske kullanmanın hem maskeye bağlı alerjik reaksiyonları, hem de derinin kapatılmasına bağlı hastalıkları arttıracağına değinen Doç. Dr. Uyar, “Maskeye bağlı alerjik reaksiyonlar sonucu cildimizde kaşıntı kızarıklık meydana gelir. Kaşımaya bağlı pigment değişiklikleri oluşabilir. Uzun süre maskeli dolaşmaya bağlı maskenin altında terleyen ısınan, yağlanan cildimizde halk arasında gül hastalığı olarak bilinen rozasea hastalığında, akne, seboreik dermatit gibi hastalıklarda artış gözlenir. Ayrıca maske ile kapatılan yüzümüzle kapatmadığımız güneş gören yüzümüz arasında bronzlaşmaya bağlı kontrast (renk farklılığı) farkı oluşabilir.” şeklinde konuştu.

“Maskeleri Tekrar Tekrar Kullanmamalıyız”

Maskeye bağlı tetiklenen hastalıkları engellemek için yapılması gerekenleri sıralayan Doç. Dr. Uyar, “Maske takmadan önce cildimizi çok tahriş etmeyen kokusuz temizleyicilerle temizleyebiliriz. Kuru cilde sahip olanlar maske takmadan en az bir saat önce su bazlı bir nemlendirici kullanabilir. Aşırı makyaj yapmaktan ve yüzümüze rastgele kremler kullanmaktan kaçınmalıyız. Kremler, fondötenler cildimizin gözeneklerini tıkar ve sivilcelenmeyi artırabilir. Maske kullanmaya bağlı cildimizde oluşacak kontrast (renk farklılığı) değişikliklerini engellemek için güneş gören alanlara cildimize uygun bir güneş koruyucu ürün kullanabiliriz. Maskelerin tekrar tekrar kullanımından kaçınmalıyız. Kendi sağlığımızı ve başkalarının sağlığını riske atmayacak şekilde sosyal mesafeyi koruyarak açık alanlarda ara ara maskemizi çıkarabiliriz.” ifadelerini kullandı.

Deri ve Zührevi Hastalıklar Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Uyar, son olarak maskeye bağlı alerjilerin yönetiminde ve rozasea, akne, seboreik dermatit gibi hastalıkların şiddetli olduğu durumlarda uzman bir hekimden destek alınması gerektiğini belirterek açıklamasını tamamladı.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir