Alzheimer’dan Korunmak Mümkün mü?

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Ayşegül Özyılmaz, 1-30 Eylül Dünya Alzheimer Ayı dolayısıyla bilgilendirmede bulundu.

Alzheimer’ın yaşlılıkla beraber ortaya çıkan ve başta unutkanlık olmak üzere çeşitli zihinsel ve davranışsal bozukluklara yol açtığını ifade ederek açıklamasına başlayan Dr. Öğr. Üyesi Ayşegül Özyılmaz, hastalığın günlük yaşam faaliyetlerinde bozulmalar ortaya çıkardığını belirtti.

En Önemli Risk Faktörü Yaş

Alzheimer’ın kişide önemli fiziksel ve psikolojik yıkımlar meydana getiren ilerleyici bir beyin hastalığı olduğunu vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Özyılmaz, en önemli risk faktörünün ileri yaş olduğunu dile getirdi.

Yaşlanmayla birlikte Alzheimer hastalığının görülme sıklığının arttığına işaret eden Özyılmaz,  “65 yaş üzerinde yüzde 3-11, 85 yaş üzerinde ise yüzde 20-47 oranında görülme sıklığı vardır. Bunun dışında depresyon öyküsü, damar hastalıkları (kalp krizi, tansiyon yüksekliği, kötü kontrollü diyabet hastalığı vb.) obezite, geçirilmiş ciddi kafa travmaları, düşük eğitim düzeyi, uyku düzeni bozuklukları, yetersiz fiziksel aktivite, kötü beslenme, yetersiz sosyal ilişkiler de risk faktörleri arasındadır.” dedi.

Temel Belirti: Unutkanlık

Hastalığın erken döneminde unutkanlığın temel belirti olduğunu kaydeden Düzce Üniversitesi öğretim üyesi,  “Randevularını, yemeğin altını, alacaklarını unutmak gibi yakın süreli bellek sorunları, konu ve soruları sık tekrarlama-sorma, kendini ifade etme güçlüğü, sinirlilik, içe kapanma, uğraş ve hobilerini terk etme, kişilik değişiklikleri, yeni beceri öğrenmede zorluklar, karmaşık alet kullanmada zorluklar olabilir. Hastalığın ilerleyen dönemlerinde bulunduğu ortama adapte olamama, uyku problemleri, iyi bildiği yerlerde kaybolma, çevreye karşı şüphecilik, halüsinasyonlar görme, yakınlarını tanıyamama gibi belirtiler eklenir, zamanla iletişimi tamamen bozulur, günlük yaşam aktivitelerini yapamaz ve bakıma muhtaç hale gelir.” şeklinde konuştu.

Alzheimer’ın bilinen kesin bir tedavi yönteminin olmadığına dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Özyılmaz, farklı türde ilaçlarla hastalığın oluşturduğu unutkanlık, davranış ve uyku problemleri gibi semptomların azaltılması ve hastalığın ilerleyişinin birkaç ay veya birkaç yıl yavaşlatılmasının mümkün olduğunu vurguladı.

“Alzheimer Riskini Minimuma İndirmek Mümkün”

Alzheimer riskini minimuma indirmenin mümkün olduğunu dile getiren Özyılmaz,  “Merak ve öğrenme isteğini canlı tutmak, yeni şeyler öğrenmek, okumak,  sosyal aktivitelere katılmak, yeni hobiler edinmek, günlük düzenli egzersiz yapmak, sağlıklı beslenme alışkanlığı kazanmak, hazır gıdalardan, alkol ve sigaradan uzak durmak, stres durumunda gerekirse profesyonel yardım almak, tansiyon, şeker açısından düzenli kontrol yaptırmak, vitamin ve mineral kontrollerini yaptırarak eksikliğinde takviye almak, düzenli uyumak gibi yöntemler Alzheimer’dan korunmaya yardımcı olacak yöntemlerden bazılarıdır.” ifadelerini kullandı.

“Erken Teşhis, Hastalığın İlerleyişini Önemli Ölçüde Yavaşlatabilir”

“Alzheimer normal yaşlanma sürecinin bir parçası değildir.” diyen Dr. Öğr. Üyesi Özyılmaz, hastalık süreci içinde gerek hastayı ve gerekse hastalığın orta-ileri evrelerinde bakım veren hasta yakınlarını zorlu bir süreç beklediğini sözlerine ekledi. Dr. Öğr. Üyesi Ayşegül Özyılmaz, Dünya Alzheimer Ayı dolayısıyla şu mesajı vererek açıklamasını sonlandırdı: “Eğer siz de kendinizde veya bir yakınınızda hafızaya ilişkin sorunlar gözlemliyorsanız, bir sağlık kuruluşuna başvurarak hastalığın araştırılmasına yönelik muayene ve gerekli tanı testlerini yaptırmanız, hastalığın teşhis edilmesi durumunda tedavi sürecine bir an önce başlanmasını sağlayarak hastalığın ilerleyişini önemli ölçüde yavaşlatabilir.”

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir