Kenan FIRAT
İSKİ ÖNCESİ ve SONRASI DÜZCE ….. YAPILMASI GEREKENLER…
8 Mayıs 2015 Cuma 12:39:33

Düzce geçmişten bu güne birçok ekonomik darbe almıştır. Bunlardan en önemlilerini şöyle sıralayabilirim;

1.Otobanın geçmesi ve bu sebeple işleri bozulan yüzlerce yol boyu tesisinin kapanması,

2.Türkiye genelinde uzun yıllardır uygulanan yanlış tarım ve hayvancılık politikaları nedeniyle Türkiye genelinde olduğu gibi Düzce’de de tarım ve hayvancının ekonomik durumunun bozulması,

3.1999 yılında yaşanan Marmara ve Düzce Depremleri nedeniyle Düzce genelinde tüm insanların, esnafın, işletmelerin ve fabrikaların ekonomik durumlarının bozulması,

4.Her ne kadar usulsüz olsa da göz yumulduğu için oluşan kaçak orman envali temin yollarının 1995 ve sonrası engellenmesi sonucu Düzce’deki yüzlerce orman ürünleri işleyen fabrika ve atölyelerin kapanması…

Bu örnekleri çoğaltabiliriz. Bütün bunların sonucunda binlerce kişi işsiz kalmış ve bu kanallardan Düzce’ye giren büyük bir ekonomik girdi yok olmuştur. Sonuç olarak Düzce ekonomik açıdan çökmüştür… Bunun en bariz göstergesi Düzce’nin Kişi Başı Milli Gelir (KBMG) rakamıdır.

Bugün gelinen noktada Bolu İli KBMG rakamı bakımından İller sıralamasında Türkiye birincisi iken maalesef Düzce’ miz 50nci sırada yer almaktadır…

1984 yılında politikaya girdiğim zaman Düzce ilçe olup Bolu İline bağlıydı. Düzce siyasi parti ilçe teşkilatları Bolu ilinde siyaseti yönetiyor ve yönlendiriyorlardı. Kendilerini de çok akıllı zannediyorlardı. Hep birinci sıra milletvekili adayları Düzce’den olurdu… Düzce Boluluları beğenmezdi. O günden bu güne 31 sene geçti. Beğenmediğimiz Bolu KBMG’ de birinci sıraya otururken Düzce neredeyse dibe vurmuş 50nci sıraya yerleşmiştir. Hani akıllıydık…

Bugün gelinen bu noktaya bakarak şunu çok rahatlıkla söyleyebiliriz. O günden bu güne görev yapan tüm siyasi parti teşkilatları, sivil toplum örgütleri ve milletvekilleri sınıfta kalmıştır. Geçen süre de boşa gitmiştir…

Gelelim bu güne…

Şimdi Düzce’nin başında bir sorun daha vardır; O da İSKİ sorunudur…

İstanbul’da yaşanan su sıkıntılarının ardından İstanbul İline su temin etmek için önce 1990 yılında bir Bakanlar Kurulu Kararı ile Düzce’mizin Melen Deresi İstanbul İlinin içme suyu kaynağı yapılmış böylece Düzce İlinin tamamı, Akçakoca İlçesi hariç, İstanbul İlinin İçme Suyu Havzası olmuştur.

Düzce teşvikten yararlansın diye 2004 veya 2005 yılında havzadan çıkartılan Düzce daha sonra 2007 yılında İstanbul’da yaşanan su sıkıntısı sonrasında 2008 yılında yeni bir Bakanlar Kurulu Kararı ile tekrar havza yapılmıştır. Böylece Düzce tekrar İçme Suyu Havza Yönetmeliği kapsamına girmiştir. Bunun sonucu da Düzce iline birçok yönden kısıtlamalar gelmiştir; Tarıma, hayvancılığa, yapılaşmaya, sanayileşmeye….

Bu kısıtlamalar hayvancının ve çiftçinin gelirini aşağıya çekecektir. Mevcut sanayi kuruluşlarının gelişmesini engelleyecek, sanayicinin Düzce’den gitmesine ve yenilerinin de Düzce’ye gelişini engelleyecektir.

                Yaşanacak bu gelişmeler de zaten KBMG sıralamasında 50nci sıraya inmiş Düzce’yi daha da aşağılara çekecektir…

                Bırakın Türkiye’yi Dünyada böyle bir duruma düşmüş bir şehir yoktur; İstanbul İline su temin etmek için Düzce’deki bir dereyi gözünüze kestiriyorsunuz. Bakanlar kurulu kararı ile bu dereyi İstanbul İli için su kaynağı yapıyorsunuz. Böylece Düzce İlinin neredeyse tamamını İçme Suyu Havzası yapıyorsunuz. Ve Düzce’nin tamamını mağdur ediyor ve Düzce’nin gelirini aşağıya çekiyorsunuz. İstanbul susuz kalmasın diye Düzce’nin tamamını mağdur ediyorsunuz. Bu kadar vahim bir durumumuz var. Ama maalesef Düzce’nin içine düştüğü bu durum nedense ne Belediyeler, ne siyasi parti teşkilatları, ne sivil toplum kuruluşları, ne basın ve ne de bürokratlar tarafından kaale bile alınmamaktadır. Bence işin boyutlarını tam anlamıyla da bilen yoktur.

                Aslında bugün Düzce’nin içine düştüğü durum ciddi anlamda masaya yatırılmalı, tartışılmalı, durum tespiti yapılmalı, bir stratejik plân hazırlanmalı ve bunun gereği olarak da projeler üretilmelidir. Bu projelerle Düzce’ye yeni ekonomik girdiler kazandırılmalı ve Düzce İlinin KBMG rakamı yukarıya doğru çekilmelidir.

               

                Coğrafi yapısı gereği Düzce sanayi kenti olamaz ve Düzce’de organik tarım yapılamaz. Parsellerin çok ufak olması nedeniyle Düzce’de konvansiyonel tarım da yapılamaz…..

O halde bunlarla Düzce oyalanmamalıdır…

             Düzce Ovasındaki toprağın 1.sınıf tarım toprağı olması nedeniyle Düzce’de seracılık yapılabilir, Düzce Üniversite kenti olabilir, Düzce Turizm Kenti olabilir, Düzce’de büyük ve küçükbaş hayvancılık geliştirilebilir, Düzce’de kanatlı hayvancılık geliştirilebilir…

Demek yetmiyor tabii ki… Projeler hazırlayıp yetkililere gidilmeli, Düzce’nin içine düştüğü mağduriyet anlatılmalı ve Düzce’yi ekonomik çöküntüden kurtaracak ve böylelikle Düzce’deki herkesin yüzünü güldürecek yatırımlar, destekler ve teşvikler Düzce’ye kazandırılmalıdır…

2012 yılında Düzce’deki bir dernek yönetiminde bulunan 4 kişi için bir çalışma yaptım. Bu çalışmada Düzce’nin İski sorununu ele alındı.… Çalışmamı bir kitapçık halinde topladım. Çalışmamın ismini de “Halk Tabiri ile DÜZCE’ nin İSKİ SORUNU” koydum…

Bu çalışma kapsamında yaklaşık 76 kişi ile röportaj yaptım. Belediye başkanları, konvansiyonel tarım yapanlar, organik tarım yapanlar, seracılık yapanlar, sanayiciler, Üniversite rektörümüz ve hocaları, büyükbaş hayvancılarımız, kanatlı hayvancılarımız, meslek kuruluşları, odalar, sivil toplum kuruluşları vb röportaj yaptım.

Bu çalışmam sırasında maalesef Düzce, Akçakoca, Kaynaşlı Belediye Başkanlarından ve Milletvekillerimizden konuyu bilmelerine rağmen randevu alamadım.  

Sonuç; Kimse bu konuyu bilmiyor, merak da etmiyor, sanki böyle bir mesele yokmuş gibi davranıyor.

Hâlbuki konuya bir an önce hâkim olmak, kontrol altına almak ve projeler üreterek yetkililere gitmek gerekiyor.               

Düzce’nin bu mağduriyeti Düzce için bir fırsata dönüştürülmelidir.    

Saygılarımla.   

Tüm hakları saklıdır, Sitemizin tasarımı ve içeriği T.C. yasalarınca tescil ile korunmaktadır

Copyrights 2013 @ Düzcelife