Fırat ÇAKIR
SİNİRLİ KADIN YOKTUR
24 Şubat 2015 Salı 00:25:08

 

Kızgınlık da sakinlik de insan için. Bazılarımız var ki onlar kızmak, bağırıp çağırmak için yer arar. Doluya da kızar boşa da. Bazılarımız da var ki onlar ne desen umursamaz her şeye güler geçer. Birbirinden bu kadar farklı olmamızın elbette sebepleri var. Maddi imkânsızlıklar, sağlık, psikoloji, yetiştirilme tarzı, aileden geçen genler gibi bizi etkileyen onlarca neden var. Gösterilen her tepki o an yaşanan olaya değildir. Kızıp tepki gösterdiğimiz kişi ya da olay daha önce tecrübe ettiğimiz ve bizi duygusal bağlamda yıpratmış bir durumadır. İnsan bazen neye tepki gösterdiğini bilmez. Tabii ki bir de kadın ve erkeklerin verdiği tepkiler vardır. Erkek şiddet eğilimli tepki verirken, kadın daha duygusal tepkiler verir. Yaratılış olarak duygusal bir karakter üzerine yaratılan kadının dışa vurumu gözyaşı, içe vurumu ise stres ve depresyon boyutunda yaşanır. Sinirlendiğinde kendine ya da çevresine zarar veren kadın sayısı erkeklere oranla çok daha düşüktür. Bunun nedeni yaratılıştaki fiziksel ve duygusal donanımdır.

Öğrenilmiş tüm çaresizlikler yaşantımızın çeşitli evrelerinde karşımıza çıkar. Bu çaresizlikler bazılarımızı o kadar etkisi altına alır ki verdiğimiz tepki ya da yaklaşımları olağan sanırız. İlk zamanlarda farkında olarak verdiğimiz tepkiler bir zaman sonra farkına varamadığımız davranışlarımız halini alır. Şunu unutmamak gerekir ki sinirli kadın yoktur. “Sınırları olan kadın” vardır. Kadın ancak kendine koyduğu sınırlar ihlal edildiğinde tepki gösterir. Bu kadında olduğu gibi erkeklerde de aynıdır. İletişim içinde olduğumuz kişileri iyi tanımalı ve onların sınırlarını iyi anlamalıyız. Tıpkı bizim olduğu gibi onların da sınırları ve hassas oldukları konuların olduğunu unutmamalıyız. Ülkelerarası ilişkilerde dahi sınır ihlali olduğunda verilen tepkiler duruma göre değişiklik arz eder. İster insan olsun ister hayvan yaşayan her canlının kendine özel alanları ve değerleri vardır. Bu özel alanlara ve değerlere bir saldırı olduğunda reaksiyon gösterilmesi kaçınılmaz olur. Özellikle duygusal bir varlık olan kadınla yürütülen ilişkide sınırlar iyi belirlenmeli ve yaklaşım ona göre sergilenmelidir. Kendini çok küçük bir döngü içerisinde sınırlayan kadın, çizgileri ve sınırları daha geniş olan kadından çok daha sıkıntılı bir hayat yaşar. Hayatımızı güzelleştirmek ve daha kaliteli, sakin bir hayat yaşamak istiyorsak aynı oranda sınırlarımızı genişletmek zorundayız. Unutmamalıyız ki yaşadığımız her stres, sıkıntı ya da üzüntü çevremizi ne kadar olumsuz etkilese de en çok bize zarar verir. Olaylara bakış açımızı değiştirdiğimizde yüklediğimiz anlamlar da değişeceği için vereceğimiz tepkiler de aynı oranda değişecektir. Kendi sınırlarımızı ne kadar genişletip esnetiyorsak başkalarının sınırlarına karşı bir o kadar dikkatli davranmalıyız. Yaşanan sinir ya da stres hormonal dengelerin bir anda değişmesine neden olur. Vücudun üreteceği majör stres hormonu kortizol hem kilo alımına hem de agrasif tavırlar sergilemeye neden olacaktır. Mutluluk hormon seviyesini dip noktaya çeken kortizol hormonu bilhassa kadınlar için oldukça zarar vericidir.

İnsan ne yaparsa kendine yapar. Çevremizde yarattığımız tahribatın boyutu ne olursa olsun içimizde yaratacağı tahribat gibi olamaz. Kızgınlık da, sinir de, stres de ancak ve ancak bize zarar verir. Çevremizdeki insanların ve bizim sınırlarımızı bilerek yaşamak dileğiyle. Sağlıklı, mutlu, huzurlu bir hayatımız olsun.

Tüm hakları saklıdır, Sitemizin tasarımı ve içeriği T.C. yasalarınca tescil ile korunmaktadır

Copyrights 2013 @ Düzcelife