Bayram Cafer İZMİRLİOĞLU
ÜMMÜ
30 Haziran 2020 Salı 14:11:12

Dağların yamacında küçük bir kulübe,  şafak vakti ağaçların arasından zar zor seçiliyor.  Soğuğa eşlik eden sisin boğduğu bacasından duman çıkıyor mu çıkmıyor mu kestirmek zor.

Kulübenin yanında sabah serinliğinde uzaklardan burnu titreten taze sidik kokusu ile harmanlamış koyun kuburu… Kokunun geldiği yer birkaç koyunun evi olan ağıl… Sessizlik var insanın yüreğini ürperten, ağaçların yapraklarından çıkan sesler geceye yoldaş olmakta.

Bir ses, bir hayvan sesi, bir acıdan kurtulmanın sesi… Doğum yapıyor ağılda hamile koyun, az sonra kucağa alınacak ak kuzu.  Ümmü evin kadını seğirtmekte, telaşı doğum yapan koyuna yardım etmek…

Uzun uğraşlardan sonra doğan kuzunun sesi yankılanmakta karşı kayalarda, Ümmü’nün ter kokusu ile ak kızın yeni doğum kokusu karışmakta birbirine…

Öksüz bir sevinç var Ümmü’nün gözlerinde, mutluluk….

 

Denizin kenarında küçük ve salaş bir balıkçı meyhanesi, deniz tuzunun kokusu yalamakta mavi sandalyeleri, beyaz masaları… Ay ışığı vurmakta denize, yakamoz vurmuş Ümmü’nün yüzüne… Deniz kokusuna alkol karışmış, birazcık keyifler çakır, kalpler yumuşamış, bakıyor karşısında oturan Don Juan’ına…

Kaliteli parfüm kokusuna Ümmü’nün fısıldamaları eşlik etmekte, dudaklarını arada bir dil darbesiyle ıslatmakta…

Kıvılcımlar ateş olmakta gönül değirmeninde, Don Juan’da boş değil Ümmü’ye…

Ümmü utanmakta, gözlerini arada bir kaçırmakta Don Juan’ından, havada iç gıdıklayan bir romans devam etmekte  mutluluk…

 

Dağların başında sis var, hava yağmurlu ve ağır… Çay bahçeleri olabildiğince uzanıyor yamaçlarda. Ümmü orta sona geçmiş, ancak tatilde ailesine yardım etmek zorunda…

Bisikleti olsun istiyor, köy yolunda sürmek için… Yürüdüğü yolları bisiklete binerek uzatmak istiyor. Belki de daha fazlası vardır gidemediği yerlerde.  Gönül istiyor ancak babasının cebinde var mı bir bisiklet?

Yok herhalde, olsa bugüne kadar alırdı…

Bir akşam vakti, gün desen değil gece desen değil, göz uzakları görmüyor. Yakınlaşan bir şey var, babasının kamyoneti… İşte evin önünde babası, iniyor kamyonetten , dolanıyor kamyonetin kasasına.

Ümmü ayağa kalkıyor, yaklaşıyor babasına doğru, kamyonet kasasından pembe bisikleti indiriyor babası… Göz bebekleri büyüyor, koşuyor babasına, sarılıyor, baba göğsünde iki damla sevinç gözyaşı…

Nasırlı ellerle okşuyor Ümmü’nün başını babası, yutkunuyor Ümmü. İçi içine sığmıyor, sanki patlayacak göğsü, mutluluk

Ah be mutluluk, hep Ümmüleri mi gelirsin?

 

 

Tüm hakları saklıdır, Sitemizin tasarımı ve içeriği T.C. yasalarınca tescil ile korunmaktadır

Copyrights 2013 @ Düzcelife