Bayram Cafer İZMİRLİOĞLU
KİTAP MESELESİ
3 Ekim 2019 Perşembe 15:49:33

İşimiz eğitim olunca, tabiatıyla bizim sohbetlerimizin konusunu da eğitim öğretim faaliyetleri oluşturuyor, bir çok Avrupa ülkesi nüfusundan daha fazla sayıda öğrenci potansiyelimiz var, her öğrenciye iki ebeveyn ekleyerek bir sayıya ulaşmak istesek neredeyse ülkemiz nüfusunun üçte ikisi şu veya bu şekilde eğitim meselesi ile ilgili.

Hal böyle olunca eğitim ile yapılan tasarrufların tartışanı, fikir yürüteni çok oluyor, elbette kimi zaman bu soruların hepsine bir eğitimcinin cevap verebilmesi gerçekten zor. Çünkü sadece örgün yani bir çatı altında faaliyet gösteren eğitim kademelerine baktığımızda dahi, çocukla erken eğitim sürecinden başlayan yolculuğumuz  yüksek öğretimin farklı kademelerine kadar devam ediyor.

Bildiğim kadarıyla bakanlığımız her sene yılın başında tüm öğrencilere ders kitaplarını dağıtıyor, lakin bu kitapların kullananı yok, nedense bu kitaplar çoğu eğitimci tarafından yetersiz bulunuyor, bu tür serzenişlerin bakanlığımız birimlerinde karşılığı var mı onu da bilmiyorum.Kitaplar yetersiz ya da yeterince dolu bulunmayınca , netice itibariyle derslerin çoğundan yardımcı ders kitabı talebi ortaya çıkıyor.Bu da doğal olarak veliye bir ekonomik külfet getiriyor, sıkışan veliler senaryolara sarılıyor, akıl yürütüyor, bu da hoş olmayan savların havada uçuşmasına sebebiyet veriyor.

Her sene yardımcı ders kitabı alınmasının tavsiye edilmemesi hususunda resmi  yazılar yazılıyor, artık bunlar sosyal medyada dahi vatandaşın bilgisi dahilinde. Buna karşın velilerin iddiaları kaynak kitap talep edildiği, hatta destekleme kurslarında dahi kitap seti önerildiği şeklinde. Eğer destekleme kurslarında dershanelerden boşalan üniversiteye hazırlama fonksiyonu yerine getiriliyorsa, o kurslarda  hayli bir kaynak kullanımın olması doğal. Bunun nasıl sağlandığı ya da sağlanacağı hususunda yeterli bilgiye sahip değilim, çünkü an itibariyle ilgilendiğim eğitim kademesinde bu tür bir destekleme kursunun açılması ve sürdürülmesi meselesi söz konusu değil.Bu iddialar daha çok orta öğretim kurumlarını kapsayacak şekilde devam ediyor.

Veliler, öğretmenlerin kendi hazırlık süreçlerini dijital ortamda veri halinde bulunan ders materyallerine yüklediğinden, bu kitaplarının yazarları ile ilgili günümüz ortamının getirdiği güvensizlik durumundan dolayı kimler olabileceği hususunda ürpertici senaryolara ,devlet okullarının gittikçe özel okullaştığına dair bir sürü iddiayı üretiyorlar. Meraklısı her yerde bu konuda konuşulanlara ulaşabilir.

Eğitim adına çok iyi etkinlikler, kazanımlar ve değerlerin de yapıldığı günümüzde bu tür olumsuzluklar bir nebzede olsa iç karartıcı olabiliyor.

Bu konunun takip edilmesi ve gerekli tedbirlerin alınması bakanlığımızın ilgili birimleri tarafından yapılabilecek boyutta.Ben sadece elçiyim, sokaktan duyduklarımı ve eğitimci olarak üzüldüğüm kitap meselesini sadece görebildiğim kadar resmettim.

Kitabın böyle tatsız anlamlandırılması da ayrı bir dert olmalı, konunun takip edildiğinden ve gerekli tedbirlerin alındığından eminim.

Velilere de önerim, kendi aralarında yapmış oldukları değerlendirmeleri okul idarecilerinden başlamak üzere, kademe kademe bakanlığımızın ilgili birimlerine iletmesi olacaktır.Çünkü bu surette daha net bilgilere sahip olabilecekler, belki de iletişim eksiliğinden kaynaklanması olası çeşitli değerlendirme hatalarını da telafi edebileceklerdir.

Saygılarımla..

Tüm hakları saklıdır, Sitemizin tasarımı ve içeriği T.C. yasalarınca tescil ile korunmaktadır

Copyrights 2013 @ Düzcelife