Bayram Cafer İZMİRLİOĞLU
OKUL FOBİSİ
18 Eylül 2019 Çarşamba 17:57:28

Çocuklar için okula gitmek yeni bir deneyimdir, elbette veliler içinde tecrübedir. Her yeni eylem hepimizde kaygı yaratır, hiçbir somut neden yokken zihinsel anlamda olumsuz düşünce üretmemiz ve bu zihnimizde ürettiğimiz olumsuz düşünceye uygun olumsuz tepkiler vermemiz mümkündür.

Uzmanlar, orta düzey bir kaygının öğrenme sürecini olumlu etkileyeceğini ancak kaygı düzeyinin az ya da çok olmasının eğitim sürecini olumsuz etkilediğini belirtmektedirler.

Okula gitmek istemeyen çocuklar, baş ağrısı ya da mide ağrısı yaşadıklarını belirtirler, genelde neşesiz olurlar, evden belki de annenin koruyucu ortamından ayrılmak istemezler.

Bu açıdan bakıldığında okul fobisi bir bakıma anneden ayrılma korkusu olarak da değerlendirilebilir.

Peki bu durumda,  okul fobisi yaşayan çocukları olan velilere birkaç öneri sunmaya çalışalım:

-İlk yapılacak iş, çocuğun okula gitmesi hususunda tutarlı olmaktır, ebeveyn olarak sakin olmaktır.

-Okula gitmek, çocuğa bir zorunluluk olarak anlatılmamalı, okulun kendisinden ziyade çocuğun okulda yeni arkadaşlar edineceği,  yeni oyunlar oynayacağı anlatılmalıdır.

-Okul ve öğretmen ile ilgili doğru olmayan abartılı şeyler anlatılmamalıdır.

-Çocukların hatalı davranışlarının düzeltilmesinde okul bir tehdit aracı olarak kullanılmamalıdır, “Bunu yaparsan öğretmenin seni sevmez”, “seni okula almazlar”, ”senin yaptıklarını öğretmenine söyleyeceğim” gibi söylemlerden kaçınılmalı, bu tür yaklaşımlar çocuğun okula olumsuz yaklaşmasına sebep olacaktır.

-Okulla ve öğretmenle yapıcı ve sürekli bir diyalog içinde olunmalıdır, çocuğun hem evde hem de okulda yaşayabileceği, kaygı nedeni olabilecek nedenlerin( aile tutumları, alay, akran baskısı vb.) tespit edilmesinde ve düzeltilmesinde okul çalışanlarından yardım istenmelidir.

-“Beni üzersen annesiz kalırsın”, “Bıktım artık senin annen olmaktan” gibi cümleler kurmak suretiyle çocuğa anneyi kaybetme korkusu yaşatılmamalıdır.

-Çocuğun evde kalış süresi uzadıkça okula dönüşü o ölçüde zor olacaktır. Bu sebepten hastalık ve önlenemez durumlar (ölüm vb) dışında çocukların okula devamı sağlanmalıdır.

-Hastayım mazereti ile evde kalan çocuklara hasta gibi davranılmalı, yatağında dinlenmesi sağlanmalı, gezmesi ve oynamasına izin verilmemelidir.

-Okul alışverişi çocukla birlikte yapılmalı satın alınan araç/ gerecin nasıl kullanılacağı ile ilgili doyurucu bilgi verilmelidir.

-Çocuğun okula uyum sağlaması için yapılan uyum haftasında çocuğun okula gelmesi sağlanmalı, bu süreçte çocuğun okulu tanıması, okul kurallarını yaşayarak öğrenmesi, normal eğitim süreci başlamadan okula ve arkadaşlarına alışma süreci kolaylaştırılmalıdır.

-Çocuğun uyku düzeni okul saatlerine göre düzenlenmelidir.

-Çocukları bugünleri için sevmeli, yarının yetişkinleri olacağı için saygı duymalıyız, en önemlisi onların gelişmelerine olumlu  katkıda bulunmak için koşulsuz sevmeli ve etkin dinlemeliyiz.

Tüm hakları saklıdır, Sitemizin tasarımı ve içeriği T.C. yasalarınca tescil ile korunmaktadır

Copyrights 2013 @ Düzcelife